![]() ![]() |
|
Earpler ve Doc
Holliday. Hıyar herifler. Mezarcı gibi simsiyah
giyinmişler.
|
| Yine
kitaptan: "Geriye
çare
olarak
Spock'un
meşhur
zihin
eritmesi kalıyordu. Spock tek tek mürettebatı ve Kaptan'a
telkinde bulunacaktı. Şöyle der Mccoy'a: Senin zihnin
benim zihnimdir. Düşüncelerin benim düşüncelerimdir. Beni
dinle, Doktor. Benimle ol. Benden biri ol. Makkoy
gözlerini yumdu. Sonra tekrar ağır ağır açtı." Şu
Spcok'un hakkını hiç bir zaman ödeyemezler nitekim. Adam
her zaman bunları kurtarıyor artlarını topluyor. Mccoy
hıyarı bile ona muhtaç oluyor sonunda... Ve işte
infazı yapacak olan üç Earp ve Doc Holliday. Dört adam
ağır ağır ilerliyordu. Spock ise Kirk'e telkinde
bulnuyordu: Onlar
gerçek
değil...
vücutsuz,
diye
fısıldadı.
Beni dinle, Cim. Benimle ol. Onlar sadece hayal, cisimleri
olmayan hayaller. Seni etkileyemezler. Kalbim seninle
olacaktır. Söz veriyorum. Skati'ye
ise şöyle bir laf sarfeder: Skati,
beni
iyi
dinle.
Susuz
bulutlar
rüzgârla sürüklenir. Onlar meyveleri kurumuş, köklenmiş
ağaçlardır. Gökte dolaşan yıldızların üzerine ebediyetin
kara damgası vurulmuştur. Hem bilim
subayı, hem yaman bir telepat hem de iyi bir şair... |
![]() ![]() |
| Korkunç
düello ve Spock'ın kulaklara
dikiz. |
| Başka
bir
yerde söyledim mi hatırlamıyorum şu an... En soldaki
Nazilli merkez, soldan ikinci Afyon Emirdağ, soldan üçüncü
Ankara Keçiören, en sağdaki de Diyarbakır Silvan'dan... Ve
Earp'ler Clanton'ları yani Kaptan Kirk ve arkadaşlarını
öldürmek üzere karşılarına dikilmiştir. Mamafih olay
örgüsü gerçekten iyi kotarılmış. Bir-iki ufak hata dışında
herşey yerli yerine oturmuş. Madem her şey bir hayalden
ibaret bizimkilerin üniforması da devrin elbisleriyle
değişebilirdi. Ama yine de değişmediği iyi olmuş.
Üniformalardaki altıpatlar daha etkileyici duruyor. Ufak
bir not: Her ne kadar Mccoy silaha ve öldürmeye karşı olsa
da kitapta Çehov'un yanına gittiğinde elinin silahında
olduğu yazar. Ayrıca yine kitapta Doc'a "Nerelisin?" der.
Doc, "Georgia" cevabı verince, Mccoy, "Ben de
Atlantalı'yım der." Doc'un cevabı o devrin zihniyeti
yansıtmaktadır. "Yazık etraf Yankiilerle kaynaşırken bir
güneyliyi öldürmek zor. Neden bize katılmıyorsun?"
|
![]() ![]() |
|
Fazerler
kadar kullanışlı olmasa da iş görüyor. Sağda
ise iktidar savaşının sonu.
|
|
Bir
müddet karşılıklı birbirlerini süzerler. Sonra Kirk'ün
eli yavaş yavaş silahına gider. Earp'ler ve
Holliday yıldırım gibi silahlarına sarılırlar.
Ortalığı tabanca sesleri kaplar. Dumanlar dağılınca
Earp'ler ve Holliday şaşkınlıktan küçük dillerini
yutarlar. Clanton'lara yani kahramanlarımıza hiç bir
şey olmamıştır. Aşağıdaki fotoğrafta en önde
Wyat Earp olmalı. En büyük birader ise (soldaki)
tabancayı spastik gibi tutuyor. Keza en küçük kardeş
de öyle. Sağdaki dayı namlusu kesilmiş çifteyle
oldukça karizmatik bir görüntü vermiş.
|
![]() ![]() |
|
Solda
Kaptan Körk dellenmiş uçan tekme
atıyor, sağda geminin
köprüsünde Cehov'a "hayat kısa değmez bir kıza takma
kafanı birader." diyorlar.
|
| Ve işte beklenen son. Aynen kitaptan aktarıyorum: Atılgan'm dört subayı Earp'lere doğru yürüdüler. Salon kavgalarına, karşılıklı silâh atışlarına ve tabancayla dövüşlere alışkın olan Earp'ler, ileri karate tekniğine ve Spak'ın insan anatomisini çok iyi bilmesiyle, sinir merkezlerini felce uğratan tutuşlarına karşı duramazlardı. Birkaç dakika içinde «tarih», tozların içinde baygın yatan dört siyah elbiseli adamla tekrar değişmiş oluyordu.. Mübalağa dayak yer Earp biraderler. Kirk uçan tekmeyle girişir. Herşey bittikten sonra tekrar iti bağlasan durmaz o sisli yerde belirir dört subay. Bu kez yanlarında Çehov da vardır. Sevimsiz öcü tekrar ortaya çıkar ve sorar: "Onları neden öldürmediniz? Kurşunlar sadece onları etkileyecekti, size bir şey yapmayacaktı." Yuh artık, madem öyle Çehov neden öldü ki onların kurşunuyla. Kitapta Kirk'ün cevabı şöyledir: Biz sadece kendimizi korumak amaciy-le öldürürüz, dedi. Oyuncularınızı öldürmemizin gereksizliğini anlayınca, kendimizi her bakımdan koruduk. Melkotlar yaptıkları hataı anlamışlardır. "Meğer ne kral adamlarmışsınız siz" derler ve kahramanlarımız tekrar gemiye dönerler. Gemide Çehov'a nasihatte bulunurlar. Bu arada Melkotlar tekrar bir mesaj yollarlar. Bu defa müspettir. "Gelin canlar tanış olalım" derler ve bu serüven biter. Güzeldi yaw, hala sıkılmadan izlerim. Star Trek TOS candır, canandır. |